Egzema

Egzama cildin bazı bölgelerinde, yamalar halinde, iltihaplanma, kaşıntı, kırmızı renk, çatlaklar ve pütürleşmeler görülmesi şeklinde kendini belli eder. Bazen kabarcıklar da oluşabilir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde insanların yüzde 31,6’sı farklı tür ve seviyede egzemadan mustariptir.
“Egzama” kelimesi özellikle egzamanın en yaygın türü olan atopik dermatit için de kullanılmaktadır.
“Atopik” bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıkların genel bir adıdır, bunlar arasında atopik dermatit dahil, astım ve saman nezlesi vardır. Dermatit, bir deri iltihabıdır.
Bazı insanlar bu sorundan kurtulur, bazıları ise yetişkinlikleri boyunca egzemadan kurtulamaz.

Egzama ile ilgili gerçekler

  • Bazı gıdalar egzamayı tetikleyebilir, fındık ve süt gibi.
  • Belirtiler egzama olan kişinin yaşına göre değişir, ama genellikle pullu olur, ciltte kaşıntılı yamalar görülür.
    Egzama, duman ve polen gibi çevresel faktörler tarafından tetiklenebilir. Ancak, egzama tedavi edilebilir bir sorun değildir.
  • Tedavisi hasarlı cildin iyileşmesi ve semptomları hafifletilmesi üzerinde yoğunlaşmayı içerir. Henüz egzama için tam bir tedavi yoktur, ama belirtileri ile başa çıkılabilir.
  • Egzama bulaşıcı bir hastalık değildir.

Belirtileri

Egzama kuru ve kaşıntılı döküntülere neden olabilir.

Görüntü kredi: G Steph Rocket, 2015.

Atopik dermatit belirtileri kişinin yaşına bağlı olarak değişebilir.

  • Genellikle bebeklerde görülen Atopik dermatite ciltte görünen kuru ve pullu yamalar eşlik eder. Bu yamalar genellikle yoğun kaşıntıya yol açar.
  • Çoğu insan 5 yaşından önce atopik dermatit yaşar. Çocukluk çağında bu hastalığı geliştirenlerin yarısı bir yetişkin olarak da semptomlara sahip olmaya devam etmektedir.
  • Ancak, bu belirtiler genellikle bu çocuklar tarafından yaşanan deneyimden farklıdır.
  • Egzeması olan kişilerin belirtileri genellikle bazı dönemlerde alevlenir veya kötüleşir zaman zaman da, semptomları hafifler veya yok olur.

2 yaşından küçük bebeklerde semptomlar

  • Döküntüler genellikle kafa derisi ve yanaklarda görünür.
  • Döküntüler genellikle sıvı sızdırmadan önce kabarcıklanır.
  • Döküntüler aşırı kaşıntıya neden olabilir. Bu uyumasını engelleyebilir. Sürekli sürtünme ve çizilme deri enfeksiyonlarına yol açabilir.

2 yaşından ergenlik arası çocuklarda belirtiler

  • Döküntüler genellikle dirsek veya diz kırışıklıkları arkasında görünür.
  • Boyun, bilek, ayak bilekleri, kalça ve bacaklar arasındaki kırışıklıklarda da yaygındır.
    Zaman içinde, aşağıdaki belirtiler oluşabilir:
  • Cilt pütürlü bir görüntüye dönebilir.
  • Döküntülerin rengi açılabilir veya koyulaşabilir.
  • Döküntüler likenifikasyon olarak bilinen bir süreçte kalınlaşabilir.
  • Döküntüler sonraları düğüm ve kalıcı bir kaşıntı gelişebilir.

Yetişkinlerde belirtiler

  • Döküntüler genellikle dirsek veya diz kırışıklıklarında veya ensede görünür.
  • Döküntüler vücudun büyük bir kısmını kaplar.
  • Döküntüler özellikle yüz, göz çevresinde ve boyunda belirgin olabilir.
  • Döküntüler çok kuru cilde neden olabilir.
  • Döküntüler kalıcı kaşıntılı olabilir.
  • Yetişkinlerde döküntüler çocuklarda meydana gelenden daha pullu olabilir.
  • Döküntüler deri enfeksiyonlarına yol açabilir.
  • Bir çocuk olarak atopik dermatit geliştiren ama artık iyileşen yetişkinler hala kuru veya kolay tahriş olan cilde sahip olabilir, el egzaması ve göz sorunları gelişebilir.
  • Atopik dermatitten etkilenen cildin görünümü bir kişinin cildini ne kadar kaşıdığına ve cildin enfekte olup olmadığına bağlıdır. Kaşıma ve sürtünme cildi daha fazla tahriş eder, iltihabı artırır, ve kaşıntıyı daha kötü hale getirir.

Kaynak: https://www.medicalnewstoday.com/articles/14417

Egzemaya Çare

Egzema için merkezimizde bulabileceğiniz psodex ürünlerini kullanabilirsiniz. Şimdiye kadar kullananların yüzde 99’u olumlu geri bildirimde bulunmuştur.

Psodex ile egzemadan kurtulun

Egzema için Psodex krem

 

ROMATOİD ARTRİT

 

Romatoid artrit (RA); eklemleri tutan zaman içerisinde şekil bozukluklara yol açan kronik, iltihabi bir hastalıktır.

KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?

Erkeklere göre kadınları 2-3 kat daha fazla etkiler. Genellikle 30-50 yaş aralığında fazla olmakla beraber gençlerde ve çocuklarda da görülmektedir.

SEMPTOMLAR

  • Hareket kısıtlılığı
  • Eklemde şişlik, ısı artışı ve şekil bozukluğu
  • Yorgunluk, nadiren ateş, genel olarak kendini iyi hissetmeme durumu
  • Sabah 30 dakikadan uzun süren eklem tutukluğu

ROMATOİD ARTRİTİN EN SIK ETKİLEDİĞİ EKLEMLER

El bileği, kalça, diz

Bunun yanı sıra, kalp, akciğer ve böbrekleri de etkileyebilir.

VÜCUDUN HANGİ BÖLGELERİ DAHA SIK TUTULUR?

Yük taşımaları nedeni ile hastaların %90’ında ayak etkilenir bu durum üst taraf eklemlerine göre daha fazla ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açar.

 

KOMPLİKASYONLAR

Bunyon , çekiç parmak, bursit, charcot ayak, halluks valgus, plantar fasiit (topuk dikeni), romatoid nodül, kalkaneovalgus, sinir tuzaklanmaları

AYAKKABI SEÇİMİ

Ön bölümü geniş, alçak topuklu, yüksek/sert tabanlı ayakkabılar tercih edilmelidir.

NASIR (KALLUS-KORN)

Kallus ve Korn , basınç veya sürtünmeden kaynaklanan sertleşmiş cilt katmanlarıdır. Cildi ve cildin altındaki yapıları basınç, sürtünme ve yaralanmalardan korumak için oluşurlar.

Vücut ağırlığımızı destekleyen ayaklarımızda çok yaygındır. Yürürken veya ayakkabı giyerken ağrıya neden olabilirler.

KALLUS

Kallus tipik olarak ayakların yanlarında ve tabanlarında oluşur. Bazı nasırlar dışarıya yayılmak yerine ayağa bastırılır. Basıncın en yüksek olduğu merkezi bir çekirdek oluşturabilir. Genellikle düz ve ağrısızdır. Ancak bir nasır cildin daha derin katmanına nüfuz ederse baskı uygulandığında ağrıya neden olur.

KORN

Kornlar, nasırlardan daha küçüktür. Ayağın üstü yanları ve ayak parmakları arasında ağırlık taşımayan kısımlarında gelişme eğilimi gösterir. Kornlar yumuşak veya sert olabilen iç çekirdeğe sahiptir.

Yumuşak kornlar, genellikle parmak aralarında sürtünen yüzeyler arasında gelişir. Akıntı görülebilir.

Sert kornlar, ayak parmak yüzeyinin kemik kısmında görülür.

Uygun olmayan ayakkabıların neden olduğu kornlar genellikle doğru ebattaki ayakkabı ile geçer.

 

RİSK FAKTÖRLERİ

Bunyon, çekiç parmak, pençe parmak, romatoid artritin neden olduğu deformiteler ve diğer ayak deformiteleri ayakkabının içinde sürekli sürtünmeye neden olabilir. Spor, tekrarlanan basınç ve yürüyüş bozuklukları bir diğer etkendir. Ağırlık taşımayan bebekler hariç herkeste görülebilir.

SEMPTOMLAR

  • Ciltte yoğun yumrular
  • Hassasiyet
  • Yanma ve baskı altında plantar siğiller genellikle yanlış tanımlanmış nasırlardır.
  • Yürürken veya ayakkabı giyerken ağrı

KOMPLİKASYONLAR

Kallus, diyabetli kişilerde çeşitli nedenlerle gelişir. Motor nöropati, deformiteye yol açar ve duyusal nöropati, duyu eksikliğine neden olur, bu da ayak üzerinde kalıcı anormal basınç ile sonuçlanır. Cildin hücreleri, keratinizasyonu artırarak ona tepki verir ve ayak ülserasyonuna yatkın bir kallusa dönüşür.

Tedavi edilmezse kalınlaşır, parçalanır ve ülsere dönüşür

Şiddetli nasırlar ve kornlar enfekte olabilir, sağlıklı dokuya zarar verebilir veya yürümenizi etkileyebilir.

 

Podoloji Nedir?

Podoloji Latincede PODO (ayak) ve LOJİ (bilim) kelimelerinden türetilmiştir. Ayak bilimi demektir. Podoloji ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan bir sağlık alanıdır.

Podoloji uygulama kapsamında temel olarak ayak hastalıklarına neden olan faktörler belirlenir, tedavi buna göre planlanır ve uygulanır. Tekrarların önlenmesine yönelik koruyucu girişimlerde hayata geçirilerek tedavi süreci tamamlanır. 

Podoloji Nasıl Doğdu?

Podoloji tarihi 1630’lu yıllara kadar uzanırAvrupa da başlamıştır. Üç meslek; berberlikdişçilik ve ayak sağlığı “BADER” adı verilen kişiler tarafından yapılıyordu. Baderler bu üç işi de yapıyorlardı ve podoloji mesleğinin öncüleriydi. 19. yüzyılın başlarında bu meslekle ilgili geliştirmek amaçlı çalışmalar yapılmaya başlandı ve günümüze kadar geldi. 

   

Podolog Kime Denir?

Dünyanın birçok ülkesinde ayak sağlığı sorunu yaşayan kişilerin oranı toplumun yarısından fazladır. Ortopedi bilimi ayak sağlığı ile uğraşıyor olsa da bu konuya spesifik bir uzmanlık ihtiyacı fark edildiğinden dolayı ayrı bir meslek olarak podologluk doğmuştur.

Ülkemizde üniversitelerin iki yıllık podoloji bölümü mezunları podolog ünvanı almaya hak kazanır.

Podoloji eğitim almış podologlar tarafından uygulanır. Podolog, ayak sağlığının gerekliliği olan “ayak bakımı” ile ilgilenir. Podoloji bakış açısıyla ayak bakımı; hem önleyici, hem iyileştirici, hem de tedavi edicidir.

Podolojinin verdiği hizmetler nelerdir? 

  • Batık tırnak bakımı 
  • Diyabetik ayak bakımı 
  • Kalınlaşmış tırnak bakımı 
  • Nasırlı ayak bakımı 
  • Mantar hastalığı olan tırnak bakımı 
  • Çatlak topuk bakımı 
  • Aşırı terleyen ayak bakımı 
  • Siğil bakımı 
  • Hamilelere özel ayak bakımı  
  • Sporculara özel ayak bakımı 
  • Medikal ayak bakımı 

podiatry

Genel Ayak Muayenesi Nasıl Yapılmalıdır?

Genel ayak muayenesi, doktor ya da podolog kontrolünde uygulanan, ayakta oluşmuş ya da oluşma riski  taşıyan durumların fiziki, biyomekanik ve çok yönlü olarak ele alındığı bir uygulamadır.

Genel Ayak Muayenesi Nasıl Yapılır                                           

                                                                                                                                                            Doktor yönlendirmesiyle podologlar tarafından yapılan ayak muayenesi şunları içerir: 

Anamnez

Mevcut sorunun geçmişieşlik eden hastalıklı durumlar ya da bunlara ilaç kullanımlarıyaşalışkanlıkalerji, operasyon geçmişimeslekgenetik durum gibi bilgilerin alındığı sözlü görüşme aşamasıdır. 

Palpasyon

Ayağın dokunarak deri, kas ve kemik yapılarının elle değerlendirildiği muayene şeklidir. Bu aşamada ayak hareketlerinin fonksiyonlarıtırnak yapılarının durumu gibi değerlendirmeler yapılır. 

İnspeksiyon

Ayak yapısının gözle değerlendirildiği temel muayene şeklidirKızarıklıkşişlik ve renk değişimi gibi bulgular bu aşamada kontrol edilir. 

Olfaksiyon

Kimi durumlarda ayaktaki mantar ya da enfeksiyon durumlarının gelişimi ile meydana gelen koku durumlarının değerlendirildiği muayenedir. 

Diğer kontroller

yukarıda belirttiklerimizin dışında, gerektiği durumlarda şunlar da yapılabilir: 

  • Ayağın eklem ve hareket açılarının kontrolü 
  • Baropodometrik analizler 
  • Statik ve dinamik yürüme analizi 
  • Ayak ölçüsü ve ayakkabı kontrolü 
  • Diyabetik ayak muayenesi 
  • Sinir ve duyu testleri 
  • Dopler

 Genel Ayak Muayenesi’nde Nelere Dikkat Edilmelidir? 

                                                                                                                                                               Genel ayak muayenesi öncesinde şunlara dikkat edilmelidir: 

  • Muayenenin yetkili bir podolog tarafından yapıldığına emin olun. 
  • Muayenenin ayağınızı birebir görerek yapıldığına dikkat edin.  Fiziki incelenme yapılmadan, uzaktan yapılan gözlemler sağlıklı bir tedavi planına sahip olmayabilir. Bu durum ön bilgi” olarak isimlendirilebilir.
  • Muayene olduğunuz ortamın hijyen kurallarına uygun olduğuna ve sterilizasyon işlemlerinin yapılmış olduğuna dikkat edin.
  • Muayene sırasında ortaya çıkan ya da müdahale edilebilirlik özelliği bulunmayan patolojik durumlarda, podoloğunuz kesin tanı ve tedavi için sizi doktor kontrolüne yönlendirme yapmalıdır. Bu durumu podoloğun bilgi yetersizliği olarak değilkendini aşan bir tabloda uygun yönlendirme yapması olarak değerlendirin.
  • Muayene öncesinde ve sonrasında imzalamanız gereken belgeler olduğunda belgenin ne ne ilgili olduğu okuyarak ya da sorarak anlamaya çalışın. 
  • Hastalığınıza yönelik asıl tanının ne olduğunu podoloğunuzdan öğrenin. Ne yaşadığınızı ve nasıl bir süreç izleneceği bilgisini sizinle paylaşmak sorumluluklarından biridir. 
  • Muayene sırasında ayak sorununuzla ilgili aklınıza gelen her şeyi sormaktan çekinmeyin.
  • Sizin için planlanan uygulama ve süreci hakkında tam bilgiler almaya çalışın. 

Muayene aşamaları ve süreci işletmelerce farklılık gösterebilmektedirFarklılık durumu söz konusu olsa da temel muayene mantığının öncesinde bilgilendirmek sonrasında ise onay doğrultusunda işlemlere başlamak olduğunu unutmayın. 

Genel ayak muayenesi günümüzdePodolojik Yaklaşımlar” sunan bir çok işletmenin  “ücretsiz danışmanlık”, “ön bilgi edinme”, “ayağın ön değerlendirmesi” gibi farklılık gösteren tanımlarla isimlendirilen bir hizmet olarak sunulmaktadır.     

Ayak Kasları

Ayaklarımızda hangi hareketleri yapabiliyoruz hiç merak ettiniz mi? Örneğin, ayak bileğinden ayağımızı aşağı-yukarı , içe-dışa hareket ettirebiliyoruz. Ayağımızın orta kısmından ayağımızı kamburlaştırabiliyoruz. Bu hareketleri ayak parmaklarımız ile de yapabiliyoruz. Bu hareketlere fleksiyon, ektansiyon, addüksiyon-abduksiyon, inversiyon-süpinasyon gibi adlar veriyoruz.  Peki bu hareketleri yapmamızı sağlayan kaslarımızı hiç merak ettiniz mi? Ayağımızda toplam 12 kas ayak ve parmak hareketlerimizden sorumludur.

ayak kasları

ayak kasları

Ayak sırtı kasları

M. Extansor Hallucis Brevis:

Topuk kemiğinin (calcaneus) üst yüzünden başlayıp ayak başparmağının proksimal falanksında biter.  Ayak başparmağına extansiyon hareketi yaptırır.  N. fibularis profundus siniri ile kontrol edilir.

thanks to https://www.physio-pedia.com/

Musculus_flexor_hallucis_brevis1

 

M.Extensor Digitorum Brevis:

N. fibularis (perroneus) profundus siniri ile kontrol edilen bu kas 2-4. Ayak parmaklarımıza extansiyon yaptırır.

Extensor digitorum brevis muscle

Extensor digitorum brevis muscle

Bu iki kas ayak sırtında bulunur.

Ayak Tabanı 1. tabaka kasları

M.Abductor Hallucis:

Bu kas ayak tabanında bulunur ve baş parmağa fleksiyon ve abdüksiyon yaptırır.

M.Flexor Digitorum Brevis:

Baş parmak hariç diğer 4 parmağa fleksiyon yaptıran bu kas n. plantaris medialis siniri ile kontrol edilir. Ayak tabanında bulunur.

M.Abductor Digiti Minimi:

Küçük parmağa fleksiyon ve abduksiyon hareketi yaptırır. N. Plantaris lateralis siniri kontrol eder. Ayak tabanındadır.

Ayak tabanındaki bu kaslar birinci tabaka kaslarıdır. Tabandaki ikinci tabaka kasları ise şunlardır:

İkinci tabaka kasları

M.Quadratus plantae:

N. plantaris lateralis siniri ile kontrol edilen bu kasımız M. flexsör digitorum longusun kirişini arkaya doğru çekerek 2-5. Parmakların plantar leksiyonuna yardım eder.

M. Lumbricales:

lumbricals-foot-muscles

lumbricals-ayak-kasları

İkinci tabaka kaslarının sonuncusu olan bu kasın kontrolünden iki sinir sorumludur. N.plantaris medialis (2.parmağa giden kısmı kontrol eder) ve n. plantaris laterals (3-5. Parmaklara giden kısmı kontrol eder). Bu kasın görevi ise 2-5. parmakların proksimal falankslarına extansiyon yaptırır.

Ayak tabanındaki üçüncü tabaka kaslarımız üç tanedir: M. fleksör hallucis brevis, m. adductor hallucis ve m. flexor digiti minimi brevis.

Üçüncü tabaka kasları

Fleksör hallucis brevis:

Flexor-Hallucis-Brevis

Flexor-Hallucis-Brevis

Başparmağa fleksiyon yaptıran bu kası n.plantar medialis siniri kontrol eder.

M. adductor hallucis:

N. plantaris medialis siniri ile kontrol edilen bu kas başparmağa addüksion yaptırır.

M. flexör digiti minimi brevis: 

N. plantaris lateralis siniri kontrol eder. Bu kas küçük parmağın 1.falanksına fleksiyon yaptırır.

Dördüncü tabaka kasları m. interossei dorsales ve m. interossei plantares kaslarıdır.

Dördüncü tabaka kasları

M. interossei dorsales:

Dorsal-Interossei-Foot

Dorsal-Interossei-Foot

Parmaklara abduksiyon yaptıran bu kası n. plantaris lateralis siniri kontrol eder.

M. interossei plantares:

3-5. parmaklara addüksiyon yaptırır. N. plantaris lateralis siniri bu kası da kontrol eder.

 

Ayak Arkları

 

Üç adet ayak arkı bizlerin ayakta durmasına ve hareket etmemize olanak sağlar

Ayak Arkları kemiklerden, bağlardan ve tendonlardan oluşur, hem hareket etmek hem de ağırlık taşımak için gereklidir. Arkların şekli ve yüksekliği her insan için farklıdır; aynı parmak izinde olduğu gibi hiçbir insanın arkı başka bir insanın arkına benzemez.

İnsan ayağı son derece kompleks bir mekanizmadır ve iki önemli fonksiyonu vardır:

1.    Ağırlığa dayanma

2.    Yürüme, koşma ve zıplamada itme gücü verme

Bu fonksiyonları yerine getirmek için ayaklar oldukça yüksek bir denge kadar esnekliğe de sahip olmaları gerekir.

Çok sayıdaki kemikler ve eklemler ayağa gerekli esnekliği verir fakat herhangi bir ağırlığı desteklemek için ayağın ark şeklini alması gerekir.

Ayaktaki Üç Ark

Ayakta üç adet farklı ark vardır. İki adet boylamasına (iki yanda) ark önden arkaya doğru uzanır; bir adet enlemesine ark orta ayakta içten dışa uzanır.

İç yan Boylamasına Ark: Bu ark en önemli ayak arkıdır ve ark denince genelde bu ark kastedilir. Ayağın içinden önden arkaya doğru uzanır. Bu ark yürürken, koşarken zıplarken oluşan şokun çoğunu emer.

Yanal Boylamasına Ark: Bu ark iç yan boylamasına arkına paralel olarak uzanır fakat ayağın dış yanındadır.

Aşağıdaki resimde ark tipleri ve ayağın yerleşimi gözükmektedir. Çok önemli olan bu ark yüksek arka sahip insanlarda çok belirgindir.

Enlemesine Ark: Son olarak enlemesine arkımız vardır. Bu ark ayağın orta kısmında dıştan içe doğru uzanır. Bu arkta ayağı destek verir ve esnekliğine yardım eder. Ayak arkları kemiklerin şekli ile olduğu kadar bağlar ile de oluşur. Üstelik kaslar ve tendonlar arkı desteklemede çok büyük rolü vardır.

Ayak Tipleri

Arklar ve diğer dokular kişinin ayak tipini belirlemeye yardımcı olur. En yaygın ayak tipleri şunlardır.

Yüksek Arklı Ayak

Düz Taban Ayak

Doğal Ayak Tipi

Yüksek Arklı Ayak

Yüksek arka talipes cavus veya cavus ayak da denir. Her bireyin ark yüksekliği normal olarak farklı olacağından bu bir sorun olarak görülmez. Kalıtsal olabilir. Yüksek ark koşarken veya spor yaparken ayak sakatlanmalarına daha açıktır. Yüksek arklar şokları iyi emmezler ve yürürken yeterince destek sağlamazlar. Bu kişilere özel yapım ayakkabı veya kişiye özel tabanlık kullanmaları tavsiye edilir. Ayak bakımı merkezimizde özel yapım Therapy marka ayakkabıların yanında bilgisayarlı ayak analizi verilerine göre kişiye özel tabanlıklar yapılmaktadır.  http://podocity.com/ayak-analizi-tabanlik/kisiye-ozel-tabanlik/

Düz Taban Ayak ve Düşük Ark

Bebekler ve çocuklar çoğunlukla düztaban olurlar çünkü ayak tabanlarında yağ petleri vardır. Bunlar çok değişik bir arka sahip olur. Yetişkinler ise tibiyal arka tendonları zayıfladığı zaman düztaban olurlar, buna düşük ark da denir. Düztaban yetişkinler için de özel yapım ayakkabı ve tabanlıklar hatta ameliyat bile önerilebilir, veya kişiye özel tabanlık kullanmaları tavsiye edilir. Ayak bakımı merkezimizde özel yapım Therapy marka ayakkabıların yanında bilgisayarlı ayak analizi verilerine göre kişiye özel tabanlıklar yapılmaktadır.  http://podocity.com/ayak-analizi-tabanlik/kisiye-ozel-tabanlik/

Kaynak: https://www.verywellhealth.com/foot-arches-form-and-function-3120348

Ön Ayak Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ön ayak ayağın üç bölümünden en fazla kemiğe sahip olan kısımdır.

Önayağınızın vücudun ağırlığın yarısını taşıyıp dengelediğini ve çok fazla kuvvet ve yıpranmaya maruz kaldığını bilmek insanı şaşırtabilir.

Önayağın Yapısı

Önayak ayağın üç ana bölümünden biridir, diğer bölümleri orta ayak ve ayak arkasıdır. Tendonlar, bağlar, yumuşak doku ve 5 parmak içinde 19 kemikten oluşmuştur. Bu kemikler falanks kemikleri olarak bilinir.   .

Falankslar
Ayak parmaklarının dört tanesi üç adet falanks kemiğinden meydana gelir:

  • proksimal falanks
  • ara falanks
  • distal falanks

Haluks, baş parmak diye de bilinir, sadece iki adet falanks kemiğine sahiptir: proksimal ve distal falankslar.

Metatarsal Kemikler

Beş adet metatarsal kemik proksimal falankslara ayakların toplarında yer alan eklemler ile bağlıdır. Metatarsal kemiğin her biri ayağın iç yanına yani başparmağın oluğu yana göre adlandırılır:

  • Birinci metatarsal (baş parmağın arkasında)
  • İkinci metatarsal
  • Üçüncü metatarsal
  • Dördüncü metatarsal
  • Beşinci metatarsal (serçe parmağın arkasında)

Önayak aynı zamanda ayağı boydan boya kaplayan kompleks bağ ağına sahiptir. Bu bağların değişik işlevleri vardır.

  • Kemikleri ve deriyi bağlamak
  • Yağları yerlerinde tutarak, bir çeşit yastık gibi, ayağı desteklemek ve izole etmek
  • Sinirlerin, tendonların ve kan damarlarının metatarsal kemik başlarının altından geçmesine yardım eder.
  • Arkları bağlar

Önayağın Yaygın Problemleri

Metatarsalji

Önayaktaki ağrıya genellikle metatarsalji denmektedir. Ağrı kendini yanma, acı, ayak parmaklarında çoğu zaman parmak toplarında çekim ağrısı olarak gösterir, yürüme ve koşma sonucu daha artabilir.

Spor yaparken yaralanma ve inflamasyonlar çoğu kez önayakta oluşur. Genellikle bu sorunların spor yaparken oluşması anormal ağırlık dağılımından dolayı bile olabilir.

Morton nöroma metatarsal ağrıya neden olan bir sorundur ve bazen ayak parmağı hissizliğine sebep olabilir. Metatarsal başların arasındaki sinir inflamasyonu ve irritasyonu neden olabilir.

Metatarsalji nedenleri arasında şunlar sayılabilir:

  • Çekiç parmak
  • Aşırı kilo
  • Aşil tendonlarında sıkılık
  • Çok aktif sporlar veya diğer aktiviteler
  • Sıkı ekstensorlar
  • Zayıf fleksörlar
  • Aşırı içe bükülme
  • Ayaklara uyumsuz ayakkabılar

Kırık Parmak Kemikleri

Kırık parmak yaygın karşılaşılabilen bir sorundur, çoğunlukla ağır bir şeyin üstüne düşmesi veya parmakların bir nesneye çarpması sonucu oluşabilir. Biraz acılı olabilir ve yürümeyi zorlaştırabilir. Ciddi kırıklar tedavi edilmezse yanlış kaynarlar ve başka sorunlara neden olabilir.

Çekiç Parmaklar

Çekiç parmaklar bir veya daha çok ayak parmağını etkileyen yaygıngörülen bir sorundur, fakat baş parmakta nadiren görülür. Parmaklardaki zayıf kaslar tendonların kısalmasına neden olur böylece parmakları ayağa doğru çeker sonuçta eklemler yükselir ve parmağın “çekiç” gibi görünmesine neden olur.

Osteoartit (kireçlenme)

Osteoarit eklemlerin dejenaratif (bozulma eğilimli) hastalığıdır. Eklemlerin arasındaki yastıkların, kıkırdak olarak bilinir, bozulmasıdır. Ayak bozuklukları, burkulma ve zorlanmalar kireçlenmeye katkı sağlar.

Osteofitler (Kemik Çıkıntıları)

Osteofitler, kemik çıkıntıları olarak da bilinir, eklemlerde görülen, kemiklerin büyümesi veya çıkıntılardır. Bu çıkıntılar osteofitler ile görülür. Çoğu zaman acı verirler ve eklem hareketlerini kısıtlarlar..

Metatarsus Primus Varus

Birinci tarak kemiğinin açısı bünyonlara zemin oluşturur.
Metatarsus primus varus sorunu birinci tarak kemiğinin dönmesi ile ikinci tarak kemiği ile 20 derecenin üzerinde açı yapması sonucu oluşur. Birinci tarak kemiğinin dönmesi sonucu kemik başını dışa iter ve ayağın kenarında bombe oluşturur.

Bu durum halluks valgus veya haluks abducto valgus durumu ile ilişkilidir. Bünyon başparmağın ilk ekleminin yani birinci metatarsofalangeal eklemin ağrılı şişlik yapmasıdır. Bu durumdaki ayağın birinci tarağa, başparmağı içe doğru iterek, basınç uygulandığı zaman acı, duyarlık, deri irritasyonu, kabarcıklar oluşabilir.


Bu tip bombeler kemiğin büyümesi sonucu oluştuğu zannedilir fakat bu çoğu zaman yanlıştır. Bazı durumlarda inflamasyonlu boynuz kesesi oluşabilir fakat nadiren bu duruma etki eden metatarsophalangeal eklemdeki kemik anomalisi de mümkündür.

Metatarsus Primus Varus’un Nedenleri

Metatarsus primus varus sorunu sürekli ayakkabı kullanan kişilerde oluşur. Bu kişilerin yaklaşık %33’ünde bu sorun oluşur. Bunyon belirtileri çoğu zaman dar veya yüksek topuklu, sivri uçlu ayakkabı giyenlerde ortaya çıkar. Bu nedenle kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görünür. Bu yüzden ayakkabılar metatarsus primus varus, halluks valgus ve bünyon gibi rahatsızlıklar başlıca nedeni olarak görülür.
Metatarsus primus varus ve bünyon ile ilgili sorunlar zamanla ilerler ve genelde profesyonel bir yardım almadan geçmezler.

Metatarsus Primus Varus ve Bünyonların Tedavisi

İlk öncelikle acının geçirilmesi ve bünyon akıntılarının durdurulması hedeflenir. Fakat bunlar sorunun kesin çözümü değildir. Başlangıç olarak şunlar denenebilir:

  • Ayakkabı değişimi: Bünyonların ayakkabı nedeniyle arttığı ve ayakkabıların altta yatan deformasyonlara katkı sağladıkları düşünülürse parmak kısmı daha geniş ayakkabı kullanmak, yüksek topuklu sivri burunlu ayakkabılardan vazgeçmek problemi hafifletir.
  • Buz uygulamak: Günde birkaç kez buz uygulaması acıyı hafifletebilir ve akıntıyı durdurabilir.
  • Ped: Merkezimizde bulabileceğiniz pedlerle bünyon ağrılarını geçirebilirsiniz.
  • Aktivitelerinizi sınırlayın: Uzun süreli ayakta kalmak gibi bünyon ağrısına neden olan aktivitelerden kaçının.
  • İlaç Tedavisi: Anti-inflamatuar (iltihap sökücü) ilaçlar örneğin ibuprofen ağrıyı kesebilir ve akıntıyı durdurabilir.
  • Ortotikler: Doktorunuz bünyonların tedavisi için ortotik önerebilir.

Ameliyat dışı tedaviler yetersizse ve bunyonlar normal aktivitelerinizi engelliyorsa, cerrahi yöntem bir seçenek olarak karşımıza çıkar. Cerrah birinci ve ikinci tarak kemiği arasındaki açıya bakar ve gerekli cerrahi işleme karar verir.

Bu işlemler içinde bünyondaki bombeyi üreten kemiğin bir kısmının alınması ve işlemden etkilenen deri üzerinde bir kısım düzeltmeleri sayılabilir.

Kaynak: https://www.verywellhealth.com/metatarus-primus-varus-1337718