Podoloji Nedir?

Podoloji Latincede PODO (ayak) ve LOJİ (bilim) kelimelerinden türetilmiştir. Ayak bilimi demektir. Podoloji ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan bir sağlık alanıdır.

Podoloji uygulama kapsamında temel olarak ayak hastalıklarına neden olan faktörler belirlenir, tedavi buna göre planlanır ve uygulanır. Tekrarların önlenmesine yönelik koruyucu girişimlerde hayata geçirilerek tedavi süreci tamamlanır. 

Podoloji Nasıl Doğdu?

Podoloji tarihi 1630’lu yıllara kadar uzanırAvrupa da başlamıştır. Üç meslek; berberlikdişçilik ve ayak sağlığı “BADER” adı verilen kişiler tarafından yapılıyordu. Baderler bu üç işi de yapıyorlardı ve podoloji mesleğinin öncüleriydi. 19. yüzyılın başlarında bu meslekle ilgili geliştirmek amaçlı çalışmalar yapılmaya başlandı ve günümüze kadar geldi. 

   

Podolog Kime Denir?

Dünyanın birçok ülkesinde ayak sağlığı sorunu yaşayan kişilerin oranı toplumun yarısından fazladır. Ortopedi bilimi ayak sağlığı ile uğraşıyor olsa da bu konuya spesifik bir uzmanlık ihtiyacı fark edildiğinden dolayı ayrı bir meslek olarak podologluk doğmuştur.

Ülkemizde üniversitelerin iki yıllık podoloji bölümü mezunları podolog ünvanı almaya hak kazanır.

Podoloji eğitim almış podologlar tarafından uygulanır. Podolog, ayak sağlığının gerekliliği olan “ayak bakımı” ile ilgilenir. Podoloji bakış açısıyla ayak bakımı; hem önleyici, hem iyileştirici, hem de tedavi edicidir.

Podolojinin verdiği hizmetler nelerdir? 

  • Batık tırnak bakımı 
  • Diyabetik ayak bakımı 
  • Kalınlaşmış tırnak bakımı 
  • Nasırlı ayak bakımı 
  • Mantar hastalığı olan tırnak bakımı 
  • Çatlak topuk bakımı 
  • Aşırı terleyen ayak bakımı 
  • Siğil bakımı 
  • Hamilelere özel ayak bakımı  
  • Sporculara özel ayak bakımı 
  • Medikal ayak bakımı 

podiatry

Genel Ayak Muayenesi Nasıl Yapılmalıdır?

Genel ayak muayenesi, doktor ya da podolog kontrolünde uygulanan, ayakta oluşmuş ya da oluşma riski  taşıyan durumların fiziki, biyomekanik ve çok yönlü olarak ele alındığı bir uygulamadır.

Genel Ayak Muayenesi Nasıl Yapılır                                           

                                                                                                                                                            Doktor yönlendirmesiyle podologlar tarafından yapılan ayak muayenesi şunları içerir: 

Anamnez

Mevcut sorunun geçmişieşlik eden hastalıklı durumlar ya da bunlara ilaç kullanımlarıyaşalışkanlıkalerji, operasyon geçmişimeslekgenetik durum gibi bilgilerin alındığı sözlü görüşme aşamasıdır. 

Palpasyon

Ayağın dokunarak deri, kas ve kemik yapılarının elle değerlendirildiği muayene şeklidir. Bu aşamada ayak hareketlerinin fonksiyonlarıtırnak yapılarının durumu gibi değerlendirmeler yapılır. 

İnspeksiyon

Ayak yapısının gözle değerlendirildiği temel muayene şeklidirKızarıklıkşişlik ve renk değişimi gibi bulgular bu aşamada kontrol edilir. 

Olfaksiyon

Kimi durumlarda ayaktaki mantar ya da enfeksiyon durumlarının gelişimi ile meydana gelen koku durumlarının değerlendirildiği muayenedir. 

Diğer kontroller

yukarıda belirttiklerimizin dışında, gerektiği durumlarda şunlar da yapılabilir: 

  • Ayağın eklem ve hareket açılarının kontrolü 
  • Baropodometrik analizler 
  • Statik ve dinamik yürüme analizi 
  • Ayak ölçüsü ve ayakkabı kontrolü 
  • Diyabetik ayak muayenesi 
  • Sinir ve duyu testleri 
  • Dopler

 Genel Ayak Muayenesi’nde Nelere Dikkat Edilmelidir? 

                                                                                                                                                               Genel ayak muayenesi öncesinde şunlara dikkat edilmelidir: 

  • Muayenenin yetkili bir podolog tarafından yapıldığına emin olun. 
  • Muayenenin ayağınızı birebir görerek yapıldığına dikkat edin.  Fiziki incelenme yapılmadan, uzaktan yapılan gözlemler sağlıklı bir tedavi planına sahip olmayabilir. Bu durum ön bilgi” olarak isimlendirilebilir.
  • Muayene olduğunuz ortamın hijyen kurallarına uygun olduğuna ve sterilizasyon işlemlerinin yapılmış olduğuna dikkat edin.
  • Muayene sırasında ortaya çıkan ya da müdahale edilebilirlik özelliği bulunmayan patolojik durumlarda, podoloğunuz kesin tanı ve tedavi için sizi doktor kontrolüne yönlendirme yapmalıdır. Bu durumu podoloğun bilgi yetersizliği olarak değilkendini aşan bir tabloda uygun yönlendirme yapması olarak değerlendirin.
  • Muayene öncesinde ve sonrasında imzalamanız gereken belgeler olduğunda belgenin ne ne ilgili olduğu okuyarak ya da sorarak anlamaya çalışın. 
  • Hastalığınıza yönelik asıl tanının ne olduğunu podoloğunuzdan öğrenin. Ne yaşadığınızı ve nasıl bir süreç izleneceği bilgisini sizinle paylaşmak sorumluluklarından biridir. 
  • Muayene sırasında ayak sorununuzla ilgili aklınıza gelen her şeyi sormaktan çekinmeyin.
  • Sizin için planlanan uygulama ve süreci hakkında tam bilgiler almaya çalışın. 

Muayene aşamaları ve süreci işletmelerce farklılık gösterebilmektedirFarklılık durumu söz konusu olsa da temel muayene mantığının öncesinde bilgilendirmek sonrasında ise onay doğrultusunda işlemlere başlamak olduğunu unutmayın. 

Genel ayak muayenesi günümüzdePodolojik Yaklaşımlar” sunan bir çok işletmenin  “ücretsiz danışmanlık”, “ön bilgi edinme”, “ayağın ön değerlendirmesi” gibi farklılık gösteren tanımlarla isimlendirilen bir hizmet olarak sunulmaktadır.     

Ayak Kasları

Ayaklarımızda hangi hareketleri yapabiliyoruz hiç merak ettiniz mi? Örneğin, ayak bileğinden ayağımızı aşağı-yukarı , içe-dışa hareket ettirebiliyoruz. Ayağımızın orta kısmından ayağımızı kamburlaştırabiliyoruz. Bu hareketleri ayak parmaklarımız ile de yapabiliyoruz. Bu hareketlere fleksiyon, ektansiyon, addüksiyon-abduksiyon, inversiyon-süpinasyon gibi adlar veriyoruz.  Peki bu hareketleri yapmamızı sağlayan kaslarımızı hiç merak ettiniz mi? Ayağımızda toplam 12 kas ayak ve parmak hareketlerimizden sorumludur.

ayak kasları

ayak kasları

Ayak sırtı kasları

M. Extansor Hallucis Brevis:

Topuk kemiğinin (calcaneus) üst yüzünden başlayıp ayak başparmağının proksimal falanksında biter.  Ayak başparmağına extansiyon hareketi yaptırır.  N. fibularis profundus siniri ile kontrol edilir.

thanks to https://www.physio-pedia.com/

Musculus_flexor_hallucis_brevis1

 

M.Extensor Digitorum Brevis:

N. fibularis (perroneus) profundus siniri ile kontrol edilen bu kas 2-4. Ayak parmaklarımıza extansiyon yaptırır.

Extensor digitorum brevis muscle

Extensor digitorum brevis muscle

Bu iki kas ayak sırtında bulunur.

Ayak Tabanı 1. tabaka kasları

M.Abductor Hallucis:

Bu kas ayak tabanında bulunur ve baş parmağa fleksiyon ve abdüksiyon yaptırır.

M.Flexor Digitorum Brevis:

Baş parmak hariç diğer 4 parmağa fleksiyon yaptıran bu kas n. plantaris medialis siniri ile kontrol edilir. Ayak tabanında bulunur.

M.Abductor Digiti Minimi:

Küçük parmağa fleksiyon ve abduksiyon hareketi yaptırır. N. Plantaris lateralis siniri kontrol eder. Ayak tabanındadır.

Ayak tabanındaki bu kaslar birinci tabaka kaslarıdır. Tabandaki ikinci tabaka kasları ise şunlardır:

İkinci tabaka kasları

M.Quadratus plantae:

N. plantaris lateralis siniri ile kontrol edilen bu kasımız M. flexsör digitorum longusun kirişini arkaya doğru çekerek 2-5. Parmakların plantar leksiyonuna yardım eder.

M. Lumbricales:

lumbricals-foot-muscles

lumbricals-ayak-kasları

İkinci tabaka kaslarının sonuncusu olan bu kasın kontrolünden iki sinir sorumludur. N.plantaris medialis (2.parmağa giden kısmı kontrol eder) ve n. plantaris laterals (3-5. Parmaklara giden kısmı kontrol eder). Bu kasın görevi ise 2-5. parmakların proksimal falankslarına extansiyon yaptırır.

Ayak tabanındaki üçüncü tabaka kaslarımız üç tanedir: M. fleksör hallucis brevis, m. adductor hallucis ve m. flexor digiti minimi brevis.

Üçüncü tabaka kasları

Fleksör hallucis brevis:

Flexor-Hallucis-Brevis

Flexor-Hallucis-Brevis

Başparmağa fleksiyon yaptıran bu kası n.plantar medialis siniri kontrol eder.

M. adductor hallucis:

N. plantaris medialis siniri ile kontrol edilen bu kas başparmağa addüksion yaptırır.

M. flexör digiti minimi brevis: 

N. plantaris lateralis siniri kontrol eder. Bu kas küçük parmağın 1.falanksına fleksiyon yaptırır.

Dördüncü tabaka kasları m. interossei dorsales ve m. interossei plantares kaslarıdır.

Dördüncü tabaka kasları

M. interossei dorsales:

Dorsal-Interossei-Foot

Dorsal-Interossei-Foot

Parmaklara abduksiyon yaptıran bu kası n. plantaris lateralis siniri kontrol eder.

M. interossei plantares:

3-5. parmaklara addüksiyon yaptırır. N. plantaris lateralis siniri bu kası da kontrol eder.

 

Ayak Arkları

 

Üç adet ayak arkı bizlerin ayakta durmasına ve hareket etmemize olanak sağlar

Ayak Arkları kemiklerden, bağlardan ve tendonlardan oluşur, hem hareket etmek hem de ağırlık taşımak için gereklidir. Arkların şekli ve yüksekliği her insan için farklıdır; aynı parmak izinde olduğu gibi hiçbir insanın arkı başka bir insanın arkına benzemez.

İnsan ayağı son derece kompleks bir mekanizmadır ve iki önemli fonksiyonu vardır:

1.    Ağırlığa dayanma

2.    Yürüme, koşma ve zıplamada itme gücü verme

Bu fonksiyonları yerine getirmek için ayaklar oldukça yüksek bir denge kadar esnekliğe de sahip olmaları gerekir.

Çok sayıdaki kemikler ve eklemler ayağa gerekli esnekliği verir fakat herhangi bir ağırlığı desteklemek için ayağın ark şeklini alması gerekir.

Ayaktaki Üç Ark

Ayakta üç adet farklı ark vardır. İki adet boylamasına (iki yanda) ark önden arkaya doğru uzanır; bir adet enlemesine ark orta ayakta içten dışa uzanır.

İç yan Boylamasına Ark: Bu ark en önemli ayak arkıdır ve ark denince genelde bu ark kastedilir. Ayağın içinden önden arkaya doğru uzanır. Bu ark yürürken, koşarken zıplarken oluşan şokun çoğunu emer.

Yanal Boylamasına Ark: Bu ark iç yan boylamasına arkına paralel olarak uzanır fakat ayağın dış yanındadır.

Aşağıdaki resimde ark tipleri ve ayağın yerleşimi gözükmektedir. Çok önemli olan bu ark yüksek arka sahip insanlarda çok belirgindir.

Enlemesine Ark: Son olarak enlemesine arkımız vardır. Bu ark ayağın orta kısmında dıştan içe doğru uzanır. Bu arkta ayağı destek verir ve esnekliğine yardım eder. Ayak arkları kemiklerin şekli ile olduğu kadar bağlar ile de oluşur. Üstelik kaslar ve tendonlar arkı desteklemede çok büyük rolü vardır.

Ayak Tipleri

Arklar ve diğer dokular kişinin ayak tipini belirlemeye yardımcı olur. En yaygın ayak tipleri şunlardır.

Yüksek Arklı Ayak

Düz Taban Ayak

Doğal Ayak Tipi

Yüksek Arklı Ayak

Yüksek arka talipes cavus veya cavus ayak da denir. Her bireyin ark yüksekliği normal olarak farklı olacağından bu bir sorun olarak görülmez. Kalıtsal olabilir. Yüksek ark koşarken veya spor yaparken ayak sakatlanmalarına daha açıktır. Yüksek arklar şokları iyi emmezler ve yürürken yeterince destek sağlamazlar. Bu kişilere özel yapım ayakkabı veya kişiye özel tabanlık kullanmaları tavsiye edilir. Ayak bakımı merkezimizde özel yapım Therapy marka ayakkabıların yanında bilgisayarlı ayak analizi verilerine göre kişiye özel tabanlıklar yapılmaktadır.  http://podocity.com/ayak-analizi-tabanlik/kisiye-ozel-tabanlik/

Düz Taban Ayak ve Düşük Ark

Bebekler ve çocuklar çoğunlukla düztaban olurlar çünkü ayak tabanlarında yağ petleri vardır. Bunlar çok değişik bir arka sahip olur. Yetişkinler ise tibiyal arka tendonları zayıfladığı zaman düztaban olurlar, buna düşük ark da denir. Düztaban yetişkinler için de özel yapım ayakkabı ve tabanlıklar hatta ameliyat bile önerilebilir, veya kişiye özel tabanlık kullanmaları tavsiye edilir. Ayak bakımı merkezimizde özel yapım Therapy marka ayakkabıların yanında bilgisayarlı ayak analizi verilerine göre kişiye özel tabanlıklar yapılmaktadır.  http://podocity.com/ayak-analizi-tabanlik/kisiye-ozel-tabanlik/

Kaynak: https://www.verywellhealth.com/foot-arches-form-and-function-3120348

Ön Ayak Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ön ayak ayağın üç bölümünden en fazla kemiğe sahip olan kısımdır.

Önayağınızın vücudun ağırlığın yarısını taşıyıp dengelediğini ve çok fazla kuvvet ve yıpranmaya maruz kaldığını bilmek insanı şaşırtabilir.

Önayağın Yapısı

Önayak ayağın üç ana bölümünden biridir, diğer bölümleri orta ayak ve ayak arkasıdır. Tendonlar, bağlar, yumuşak doku ve 5 parmak içinde 19 kemikten oluşmuştur. Bu kemikler falanks kemikleri olarak bilinir.   .

Falankslar
Ayak parmaklarının dört tanesi üç adet falanks kemiğinden meydana gelir:

  • proksimal falanks
  • ara falanks
  • distal falanks

Haluks, baş parmak diye de bilinir, sadece iki adet falanks kemiğine sahiptir: proksimal ve distal falankslar.

Metatarsal Kemikler

Beş adet metatarsal kemik proksimal falankslara ayakların toplarında yer alan eklemler ile bağlıdır. Metatarsal kemiğin her biri ayağın iç yanına yani başparmağın oluğu yana göre adlandırılır:

  • Birinci metatarsal (baş parmağın arkasında)
  • İkinci metatarsal
  • Üçüncü metatarsal
  • Dördüncü metatarsal
  • Beşinci metatarsal (serçe parmağın arkasında)

Önayak aynı zamanda ayağı boydan boya kaplayan kompleks bağ ağına sahiptir. Bu bağların değişik işlevleri vardır.

  • Kemikleri ve deriyi bağlamak
  • Yağları yerlerinde tutarak, bir çeşit yastık gibi, ayağı desteklemek ve izole etmek
  • Sinirlerin, tendonların ve kan damarlarının metatarsal kemik başlarının altından geçmesine yardım eder.
  • Arkları bağlar

Önayağın Yaygın Problemleri

Metatarsalji

Önayaktaki ağrıya genellikle metatarsalji denmektedir. Ağrı kendini yanma, acı, ayak parmaklarında çoğu zaman parmak toplarında çekim ağrısı olarak gösterir, yürüme ve koşma sonucu daha artabilir.

Spor yaparken yaralanma ve inflamasyonlar çoğu kez önayakta oluşur. Genellikle bu sorunların spor yaparken oluşması anormal ağırlık dağılımından dolayı bile olabilir.

Morton nöroma metatarsal ağrıya neden olan bir sorundur ve bazen ayak parmağı hissizliğine sebep olabilir. Metatarsal başların arasındaki sinir inflamasyonu ve irritasyonu neden olabilir.

Metatarsalji nedenleri arasında şunlar sayılabilir:

  • Çekiç parmak
  • Aşırı kilo
  • Aşil tendonlarında sıkılık
  • Çok aktif sporlar veya diğer aktiviteler
  • Sıkı ekstensorlar
  • Zayıf fleksörlar
  • Aşırı içe bükülme
  • Ayaklara uyumsuz ayakkabılar

Kırık Parmak Kemikleri

Kırık parmak yaygın karşılaşılabilen bir sorundur, çoğunlukla ağır bir şeyin üstüne düşmesi veya parmakların bir nesneye çarpması sonucu oluşabilir. Biraz acılı olabilir ve yürümeyi zorlaştırabilir. Ciddi kırıklar tedavi edilmezse yanlış kaynarlar ve başka sorunlara neden olabilir.

Çekiç Parmaklar

Çekiç parmaklar bir veya daha çok ayak parmağını etkileyen yaygıngörülen bir sorundur, fakat baş parmakta nadiren görülür. Parmaklardaki zayıf kaslar tendonların kısalmasına neden olur böylece parmakları ayağa doğru çeker sonuçta eklemler yükselir ve parmağın “çekiç” gibi görünmesine neden olur.

Osteoartit (kireçlenme)

Osteoarit eklemlerin dejenaratif (bozulma eğilimli) hastalığıdır. Eklemlerin arasındaki yastıkların, kıkırdak olarak bilinir, bozulmasıdır. Ayak bozuklukları, burkulma ve zorlanmalar kireçlenmeye katkı sağlar.

Osteofitler (Kemik Çıkıntıları)

Osteofitler, kemik çıkıntıları olarak da bilinir, eklemlerde görülen, kemiklerin büyümesi veya çıkıntılardır. Bu çıkıntılar osteofitler ile görülür. Çoğu zaman acı verirler ve eklem hareketlerini kısıtlarlar..

Metatarsus Primus Varus

Birinci tarak kemiğinin açısı bünyonlara zemin oluşturur.
Metatarsus primus varus sorunu birinci tarak kemiğinin dönmesi ile ikinci tarak kemiği ile 20 derecenin üzerinde açı yapması sonucu oluşur. Birinci tarak kemiğinin dönmesi sonucu kemik başını dışa iter ve ayağın kenarında bombe oluşturur.

Bu durum halluks valgus veya haluks abducto valgus durumu ile ilişkilidir. Bünyon başparmağın ilk ekleminin yani birinci metatarsofalangeal eklemin ağrılı şişlik yapmasıdır. Bu durumdaki ayağın birinci tarağa, başparmağı içe doğru iterek, basınç uygulandığı zaman acı, duyarlık, deri irritasyonu, kabarcıklar oluşabilir.


Bu tip bombeler kemiğin büyümesi sonucu oluştuğu zannedilir fakat bu çoğu zaman yanlıştır. Bazı durumlarda inflamasyonlu boynuz kesesi oluşabilir fakat nadiren bu duruma etki eden metatarsophalangeal eklemdeki kemik anomalisi de mümkündür.

Metatarsus Primus Varus’un Nedenleri

Metatarsus primus varus sorunu sürekli ayakkabı kullanan kişilerde oluşur. Bu kişilerin yaklaşık %33’ünde bu sorun oluşur. Bunyon belirtileri çoğu zaman dar veya yüksek topuklu, sivri uçlu ayakkabı giyenlerde ortaya çıkar. Bu nedenle kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görünür. Bu yüzden ayakkabılar metatarsus primus varus, halluks valgus ve bünyon gibi rahatsızlıklar başlıca nedeni olarak görülür.
Metatarsus primus varus ve bünyon ile ilgili sorunlar zamanla ilerler ve genelde profesyonel bir yardım almadan geçmezler.

Metatarsus Primus Varus ve Bünyonların Tedavisi

İlk öncelikle acının geçirilmesi ve bünyon akıntılarının durdurulması hedeflenir. Fakat bunlar sorunun kesin çözümü değildir. Başlangıç olarak şunlar denenebilir:

  • Ayakkabı değişimi: Bünyonların ayakkabı nedeniyle arttığı ve ayakkabıların altta yatan deformasyonlara katkı sağladıkları düşünülürse parmak kısmı daha geniş ayakkabı kullanmak, yüksek topuklu sivri burunlu ayakkabılardan vazgeçmek problemi hafifletir.
  • Buz uygulamak: Günde birkaç kez buz uygulaması acıyı hafifletebilir ve akıntıyı durdurabilir.
  • Ped: Merkezimizde bulabileceğiniz pedlerle bünyon ağrılarını geçirebilirsiniz.
  • Aktivitelerinizi sınırlayın: Uzun süreli ayakta kalmak gibi bünyon ağrısına neden olan aktivitelerden kaçının.
  • İlaç Tedavisi: Anti-inflamatuar (iltihap sökücü) ilaçlar örneğin ibuprofen ağrıyı kesebilir ve akıntıyı durdurabilir.
  • Ortotikler: Doktorunuz bünyonların tedavisi için ortotik önerebilir.

Ameliyat dışı tedaviler yetersizse ve bunyonlar normal aktivitelerinizi engelliyorsa, cerrahi yöntem bir seçenek olarak karşımıza çıkar. Cerrah birinci ve ikinci tarak kemiği arasındaki açıya bakar ve gerekli cerrahi işleme karar verir.

Bu işlemler içinde bünyondaki bombeyi üreten kemiğin bir kısmının alınması ve işlemden etkilenen deri üzerinde bir kısım düzeltmeleri sayılabilir.

Kaynak: https://www.verywellhealth.com/metatarus-primus-varus-1337718

Terli ve Kokan Ayakların Bakımı

Aşırı ter ve koku beraber ortaya çıkan problemlerden ikisidir. Ayakların terlemesi normaldir çünkü vücudunuz sıcaklığını düzenlemek ister ve aşırı ısınmadan kendini korumaya çalışır. Fakat ayakkabının içindeki yoğun terden kaynaklı nem ve ısı bakteriler ve mantarlar için mükemmel bir ortam oluşturur: yani kötü kokunun failleri. Ayrıca ter ne kadar çoksa o kadar kötü koku oluşur. Terli ayaklar çocuklar için bir sorun olabileceği gibi yaşlılar için de sorun teşkil eder. Fakat yaşlılar daha az terler çünkü yaşlandıkça ter bezleri küçülür.

Kokunun yanında aşırı terleme sonucu oluşabilecek diğer ayak problemleri şunlardır:

  • Siğiller
  • Sporcu Ayağı
  • Ayak Parmağı Mantarı
  • Kızarıklık, egzama
  • Bakteriyel deri enfeksiyonları

Terli Ayakların ve Kötü Kokunun Çözümü

Kötü kokuyu kontrol etmenin en iyi yolu ayakları mümkün olduğunca kuru tutmaktır. Bunu söylemekle beraber insanın gün boyunca sık sık çoraplarını değiştirmeleri veya ayakkabılarını çıkarıp ayaklarını kurutmalarının pek gerçekçi olmadığının farkındayız. Bunun yanında iyi haber olarak bazı ürünlerin ayakları kuru tutup kokularını azalttığını söyleyebiliriz. Merkezimizde bu ürünleri bulmanız mümkündür. http://podocity.com/iletisim/online-randevu/

Bu ürünler:

  • Ayak terlemesini önleyici pedler
  • Koku ve ter emici, ayak ve ayakkabı tozları
  • Koku emici ayakkabı astar ve tabanlıklar
  • Kokuyu önleyen nefes alan ayakkabılar
  • Gümüş çoraplar

Aşırı Ayak Terlemesi Hiperhidrozdur.

Bazı durumlarda terleme hazır ürünlerle kontrol edilmeyebilir. Bu durumlara hiperhidroz problemi denir. Amerikan Dermatoloji Akademisinin verilerine göre Birleşik Devletlerde insanların %3’ü hiperhidroz hastasıdır.

Hiperhidroz stres kaynaklı olabilir ve buna duygusal terleme denir. Strese bağlı terleme avuç içlerinde, koltuk altlarında ve ayak tabanlarında ortaya çıkar. Aşırı sıcak olmasa bile ortaya çıkan bu tür terleme gençler de yaygındır ve yetişkin olana dek sürer.

Normal Terleme mi yoksa Hiperhidroz mu, Nasıl Anlayacağız?

Terleme ve koku yukarıda saydığımız ürünler ile belli bir derece azalmıyor ve size stres ve utanç kaynağı oluşturuyorsa hiperhidroz olabilirsiniz. Hiperhidrozlu kişilere örnek olarak sürekli çoraplarını ve ayakkabılarını değiştirenleri verebiliriz. Bu durumda hiperhidrozun daha nadir diyabet, hipertroid, kronik yorgunluk sendromu gibi nedenlerini öncelikle elemek gerekir.

Hiperhidroz kaynaklı sorunlar

Hiperhidroz problemi olan insanlar belli deri problemlerine ve ayaklarında oluşacak bazı enfeksiyonlara daha açıktır.  Şu semptomları gözlemek gerekir:

  • Tabanlıklarda kızarıklık veya ağrılı bölgeler
  • Beyaz, kırışık deri (aşırı nem ve olası mantar enfeksiyonunun işareti)
  • Deri yüzeyindeki değişimler, örneğin çukurlar, benekler (küçük kraterler)
  • Ürünler ile geçmeyen koku
  • Herhangi bir kaşıntılı veya pullu deri (sporcu ayağı veya atopik dermatit )

Koku ve Terlemeye Karşı Evde Yapabilecekleriniz

Kokuyu gidermek ve deriyi terin rahatsız etkilerinden korumak için Epsom tuzu (İngiliz tuzu) deneyin. Yaklaşık bir litre suya iki yemek kaşığı İngiliz tuzunu katın ve ayaklarınızı 10-15 dakika soğuk veya sıcak suyun içinde bekletin. Banyo tuzunu merkezimizde bulabilirsiniz. Bunu günlük veya ihtiyaç duydukça yapabilirsiniz.

Kaynak: https://www.verywellhealth.com/sweaty-feet-and-odor-1337691

Neden ayaklarımız yanar?

Güncel hayatımızda birçoğumuzun karşılaştığı veya karşılaşabileceği ayaklarımızda ateşlenme ve yanma hissinin altında yatan nedenler nelerdir?  Bu sorunun tedavisi var mıdır?

Ayak Hijyeni ve Yanma

Ayaklarımız aşırı terliyor ise bu birçok soruna davetiye çıkarabilir. Bu sorunların en başında mantar oluşumu yer alır.  Diğer önemli bir şikâyet ise geceleri bizi rahatsız eden yanma, karıncalanma ve kaşınmadır.  Yanma, karıncalanma, kaşıntı bize stres ve uykusuzluk olarak yansıyıp hayat kalitemizi düşürür. Merkezimizde ayak temizliğinize yardımcı olacak işlem ve ürünlerimiz mevcuttur.Online Randevu Sistemi

Görme Tembelliği

Evet, yanlış okumadınız. Genlerimizden kaynaklı görme tembelliği ve görme bozukluklarının ayak yanmasına sebep olabileceği bildirilmiştir.

Vitamin eksikliği

Vitaminler hayatımızın olmazsa olmazlarındandır. Eksiklikleri birçok sorunumuzda sebep olarak karşımıza çıkar. Özellikle B12 vitamin eksikliği ayak yanmamızın nedeni olabilir.

Şeker Hastalığı (Diyabetik Ayak)

Şeker hastalarının sıklıkla karşılaşabileceği ayak sorunlarından birisi de ayak yanmasıdır. Merkezimizde diyabetik ayak sorunu olanlar için çoraptan, ayakkabıya her türlü ürün ve medikal bakım işlemleri mevcuttur. Hemen iletişime geçebilirsiniz. Online Randevu Sistemi

Yaş ve Cinsiyet

Ayak yanması, kadınlarda erkeklerden daha fazla görülebilir. Özellikle menopoz döneminde, kadınlar bu sorundan dolayı ayaklarını örtmeden uyumak isterler. 50 yaş ve üstü ayak yanması şikâyetlerinin başlangıcı olabilir.

Basma Bozuklukları

Basma bozuklukları ayak tabanımızın yapısını bozduğu gibi yanma hissine de neden olabilir. Merkezimizde basma bozukluklarının sebep olduğu şikâyetlerinizi çözecek, bilgisayarlı ayak analizi verilerine göre üretilecek tabanlık hizmetimiz mevcuttur. Bilgisayarlı ayak analizi ve tabanlık için hemen iletişime geçebilirsiniz. http://podocity.com/iletisim/online-randevu/

Diğer nedenler

      • kanda hemoglobin yüksekliği
      • amiloidoz birikimi
      • tarsal tünel sendromu
      • lomber disk hernisi (bel fıtığı)
      • siyatik sinir hasarı
      • romatoid artrit
      • hipotiroidi (tiroid azlığı)
      • böbrek yetmezliği, huzursuz bacak sendromu

Görüldüğü gibi ayak yanması, karıncalanma birçok nedene bağlı olabilir. Bu nedenle şikayetinizin altta yatan nedenini ortaya çıkarmak için uzman bir doktora (nöroloji, dahiliye, ortopedi )başvurmanız gerekir.

Bu uzmanlar gerekli kan tahlilleri, elektromiyografi (EMG), manyetik rezonans (MR), ayak grafileri gibi yöntemlerle şikayetinize tanı koyabilirler.

Kaynak: https://www.cnnturk.com

Topuk Dikeni Tedavisinde Proloterapi Yöntemi

Ayak tabanında ağrı ve topallama sonucu, hayat kalitesini düşüren, duruş bozuklukları yaşatan, yürüme mesafesini kısaltan ‘topuk dikeni’ hastalığının kalıcı ve etkili tedavisi Proloterapi ile sağlanıyor.

Sabahları ayağında büyük ağrılarla uyanan hastalar, 3-4 seanslık proloterapi tedavisiyle hem ağrılardan hem de hastalık sonucu oluşan duruş bozukluklarından kurtuluyor.

Uzun süre bir yerde oturduktan ve uykudan uyandıktan sonra ayağın topuk bölgesinde ağrının toplanmasıyla belirtilerini gösteren ve çoğu kişinin yaşadığı topuk dikeni hastalığı, proloterapi tedavisiyle iyileştirilebiliyor. Hasarlı dokuya enjekte edilen ve özel bir içeriğe sahip olan proliferant solisyon, ağrının kaynağı olan hasarlı bölgede vücudun tamirci hücrelerini aktif hale getirerek topuk dikeninin oluştuğu bölgeyi onarıyor. Bu uygulamayla hastalar kolaylıkla kalıcı olarak tedavi edilebiliyor.

Yanlış Ayakkabı Kullanımı Topuk Dikeni Başlangıcı!

Hızlı kilo alımında ve yanlış ayakkabı kullanımında ve de yeni bir spora başladıktan sonra ayakta oluşan ağrı, çoğunlukla topuk dikeni rahatsızlığının belirtisi oluyor.Genellikle genç nüfusta, yaygın olarak görülen ayak tabanında ağrı şikayeti ile ortaya çıkan bir hastalık olduğunu söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hasan Doğan, “Ayak alt yüzeyinde topuğun altında ve çevresinde ağrı ile kendini hissettirir. Sabah yataktan kalkınca ya da oturma pozisyonunda iken ayağa kalkınca atılan ilk birkaç adımda şiddetli ağrı oluşur. Hızlı kilo alanlarda, yeni bir spora başlayanlarda, yeni bir ayakkabı alanlarda ayak tabanında ağrı olursa topuk dikeni hastalığı akla gelmelidir.” dedi.

Topuk Dikeni Eklem Kireçlenmelerini Tetikliyor

Topuk dikeni hastası zamanında tedavi olmazsa yürüme aktivitesi kısıtlandığından bacak kaslarında zayıflama ve güçsüzlük gelişeceğini söyleyen Op. Dr. Hasan Doğan, “Topuk dikeni olan hastanın yürüyüş kalitesi bozulur. Ayakkabısı ters taraftan aşınır ve eskir. Bacak arkasındaki ve ayak tabanındaki kaslarda, aşırı gerginlik ve sertleşme olur. Zamanla diz ve kalça ekleminde ve hatta yaş ilerledikçe belde ağrı, erken aşınma ve yaşlanmalar ortaya çıkar. Hareketleri ve yaşam kalitesi bozulduğundan ekleme orantısız yüklenme olur ve eklem kireçlenmelerini tetikler” açıklamasında bulundu.

Zamanında uygulanan proloterapi tedavisiyle sorunun kaynağı olan yere uygulanan enjeksiyon uygulaması ile vücudun kendi kendini iyileştirme gücünün devreye gireceğini belirten Op. Dr. Hasan Doğan, “Sorunlu bölgeye hızla iyileştirici hücreler gelerek ayak kemiği tabanına yapışan kasların çekme gücü dengelenir. Bağ dokunun kemiğe yapışma yerinde güçlenme sağlanır. Kaslarda oluşan tetik noktalar tedavi edilir. Böylece 3-4 seansta hasta yıllarca sürecek olan bir rahatsızlıktan kurtarılır” şeklinde konuştu.

Topuk dikeni tedavisinde proloterapi uygulaması hakkında bilgi almak için lütfen iletişime geçiniz.

Kaynak : milliyet.com.tr