Batık Tırnak

Onikokriptoz, tırnağın deriye doğru büyümesi durumudur. Bu altta yatan cildin ihlali ile sonuçlanır. 

 

SEMPTOMLAR 

Ağrı, kızarıklık, şişlik, iltihaplanma ve bazı durumlarda enfeksiyona yol açar. En sık etkilenen bölge baş parmağın lateral ve medial kenarıdır ancak diğer parmaklarda da görülebilir. 

BATIK AYAK TIRNAKLARI CİDDİYETİNE GÖRE ÜÇ AŞAMADA SINIFLANDIRILABİLİR  

  • AŞAMA I Ayak parmağının ucu hafif şiş. Kızarıklık vardır. Sıcaklık  hissedilebilir.  Ayak parmağı basınca duyarlıdır.  İrin veya drenaj yok 
  • AŞAMA II  Ayak tırnağı cilde nüfuz edebilir. Kanama, irin sızması, kızarıklık, sıcaklık ve şişliğin artmasıdır. 
  • AŞAMA III  Doku iltihaplı bölge üzerinde büyüyerek kronik  iltihaplanmaya neden olur. Cildin kanaması ve aşırı büyümesi gibi belirtiler görülebilir. Delinmiş deriden irin sızıntısı, sarımsı renkli drenaj ve kızarıklık görülür. Acı daha ciddi hale gelir.

 

NEDENLER  

Sık ve dar ayakkabılar, hiperhidroz, onikomikoz, tekrarlayan travma diyabet ve obezite de  en büyük etkenler arasında yer alır. 

ÖNLEM  

Ayak parmaklarınıza çok fazla baskı uygulayan veya  sıkıştıran dar ayakkabılar, yüksek topuklu ayakkabılar, ayak parmaklarının birbirine sıkışmasına neden olur, böylece tırnak cilde kıvrılır ve normal olarak büyüyemez.  

Ayak tırnaklarınızı düz bir şekilde kesin, orta uzunlukta tutun. İşiniz ayak tırnağı yaralanması riskinizi artırıyorsa, koruyucu ayakkabı giyin.  

Diyabet, Periferik vasküler  ve kan dolaşımı zayıf olan kişilerin komplikasyonları daha olasıdır. Ağrı şiddetli veya yayılıyorsa komplikasyonları önlemek ve semptomları hafifletmek için bir uzman Podoloğa görünün. 

TEDAVİ 

3TO TEL UYGULAMASI  

Dişlere takılan tel ile özdeşleştirilebilir.Tel uygulamasında, tırnak sağlığı için özel olarak geliştirilmiş titanyum teller tırnağı batan kısımdan ayırır  deri içine uzama eğilimini gösteren tırnağı engeller. Tel uygulaması ilk andan itibaren parmakta rahatlama sağlar. Tırnak gitgide yana doğru uzama eğilimini bırakır. Kalıcı bir sonuç elde edilir. Tırnak teli uygulaması sırasında herhangi bir ağrı ya da acı hissetmezsiniz. Uygulamanın hemen ardından çoraplarınızı ve ayakkabınızı giyerek günlük yaşantınıza devam edebilirsiniz. Futbol oynamak haricinde tüm sportif faaliyetlerinizi de yapabilirsiniz. 

 

 

Podoloji Nedir?

Podoloji Latincede PODO (ayak) ve LOJİ (bilim) kelimelerinden türetilmiştir. Ayak bilimi demektir. Podoloji ayak hastalıkları üzerine tedavi ve bakım hizmeti sunan bir sağlık alanıdır.

Podoloji uygulama kapsamında temel olarak ayak hastalıklarına neden olan faktörler belirlenir, tedavi buna göre planlanır ve uygulanır. Tekrarların önlenmesine yönelik koruyucu girişimlerde hayata geçirilerek tedavi süreci tamamlanır. 

Podoloji Nasıl Doğdu?

Podoloji tarihi 1630’lu yıllara kadar uzanırAvrupa da başlamıştır. Üç meslek; berberlikdişçilik ve ayak sağlığı “BADER” adı verilen kişiler tarafından yapılıyordu. Baderler bu üç işi de yapıyorlardı ve podoloji mesleğinin öncüleriydi. 19. yüzyılın başlarında bu meslekle ilgili geliştirmek amaçlı çalışmalar yapılmaya başlandı ve günümüze kadar geldi. 

   

Podolog Kime Denir?

Dünyanın birçok ülkesinde ayak sağlığı sorunu yaşayan kişilerin oranı toplumun yarısından fazladır. Ortopedi bilimi ayak sağlığı ile uğraşıyor olsa da bu konuya spesifik bir uzmanlık ihtiyacı fark edildiğinden dolayı ayrı bir meslek olarak podologluk doğmuştur.

Ülkemizde üniversitelerin iki yıllık podoloji bölümü mezunları podolog ünvanı almaya hak kazanır.

Podoloji eğitim almış podologlar tarafından uygulanır. Podolog, ayak sağlığının gerekliliği olan “ayak bakımı” ile ilgilenir. Podoloji bakış açısıyla ayak bakımı; hem önleyici, hem iyileştirici, hem de tedavi edicidir.

Podolojinin verdiği hizmetler nelerdir? 

  • Batık tırnak bakımı 
  • Diyabetik ayak bakımı 
  • Kalınlaşmış tırnak bakımı 
  • Nasırlı ayak bakımı 
  • Mantar hastalığı olan tırnak bakımı 
  • Çatlak topuk bakımı 
  • Aşırı terleyen ayak bakımı 
  • Siğil bakımı 
  • Hamilelere özel ayak bakımı  
  • Sporculara özel ayak bakımı 
  • Medikal ayak bakımı 

podiatry

Genel Ayak Muayenesi Nasıl Yapılmalıdır?

Genel ayak muayenesi, doktor ya da podolog kontrolünde uygulanan, ayakta oluşmuş ya da oluşma riski  taşıyan durumların fiziki, biyomekanik ve çok yönlü olarak ele alındığı bir uygulamadır.

Genel Ayak Muayenesi Nasıl Yapılır                                           

                                                                                                                                                            Doktor yönlendirmesiyle podologlar tarafından yapılan ayak muayenesi şunları içerir: 

Anamnez

Mevcut sorunun geçmişieşlik eden hastalıklı durumlar ya da bunlara ilaç kullanımlarıyaşalışkanlıkalerji, operasyon geçmişimeslekgenetik durum gibi bilgilerin alındığı sözlü görüşme aşamasıdır. 

Palpasyon

Ayağın dokunarak deri, kas ve kemik yapılarının elle değerlendirildiği muayene şeklidir. Bu aşamada ayak hareketlerinin fonksiyonlarıtırnak yapılarının durumu gibi değerlendirmeler yapılır. 

İnspeksiyon

Ayak yapısının gözle değerlendirildiği temel muayene şeklidirKızarıklıkşişlik ve renk değişimi gibi bulgular bu aşamada kontrol edilir. 

Olfaksiyon

Kimi durumlarda ayaktaki mantar ya da enfeksiyon durumlarının gelişimi ile meydana gelen koku durumlarının değerlendirildiği muayenedir. 

Diğer kontroller

yukarıda belirttiklerimizin dışında, gerektiği durumlarda şunlar da yapılabilir: 

  • Ayağın eklem ve hareket açılarının kontrolü 
  • Baropodometrik analizler 
  • Statik ve dinamik yürüme analizi 
  • Ayak ölçüsü ve ayakkabı kontrolü 
  • Diyabetik ayak muayenesi 
  • Sinir ve duyu testleri 
  • Dopler

 Genel Ayak Muayenesi’nde Nelere Dikkat Edilmelidir? 

                                                                                                                                                               Genel ayak muayenesi öncesinde şunlara dikkat edilmelidir: 

  • Muayenenin yetkili bir podolog tarafından yapıldığına emin olun. 
  • Muayenenin ayağınızı birebir görerek yapıldığına dikkat edin.  Fiziki incelenme yapılmadan, uzaktan yapılan gözlemler sağlıklı bir tedavi planına sahip olmayabilir. Bu durum ön bilgi” olarak isimlendirilebilir.
  • Muayene olduğunuz ortamın hijyen kurallarına uygun olduğuna ve sterilizasyon işlemlerinin yapılmış olduğuna dikkat edin.
  • Muayene sırasında ortaya çıkan ya da müdahale edilebilirlik özelliği bulunmayan patolojik durumlarda, podoloğunuz kesin tanı ve tedavi için sizi doktor kontrolüne yönlendirme yapmalıdır. Bu durumu podoloğun bilgi yetersizliği olarak değilkendini aşan bir tabloda uygun yönlendirme yapması olarak değerlendirin.
  • Muayene öncesinde ve sonrasında imzalamanız gereken belgeler olduğunda belgenin ne ne ilgili olduğu okuyarak ya da sorarak anlamaya çalışın. 
  • Hastalığınıza yönelik asıl tanının ne olduğunu podoloğunuzdan öğrenin. Ne yaşadığınızı ve nasıl bir süreç izleneceği bilgisini sizinle paylaşmak sorumluluklarından biridir. 
  • Muayene sırasında ayak sorununuzla ilgili aklınıza gelen her şeyi sormaktan çekinmeyin.
  • Sizin için planlanan uygulama ve süreci hakkında tam bilgiler almaya çalışın. 

Muayene aşamaları ve süreci işletmelerce farklılık gösterebilmektedirFarklılık durumu söz konusu olsa da temel muayene mantığının öncesinde bilgilendirmek sonrasında ise onay doğrultusunda işlemlere başlamak olduğunu unutmayın. 

Genel ayak muayenesi günümüzdePodolojik Yaklaşımlar” sunan bir çok işletmenin  “ücretsiz danışmanlık”, “ön bilgi edinme”, “ayağın ön değerlendirmesi” gibi farklılık gösteren tanımlarla isimlendirilen bir hizmet olarak sunulmaktadır.     

Ön Ayak Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ön ayak ayağın üç bölümünden en fazla kemiğe sahip olan kısımdır.

Önayağınızın vücudun ağırlığın yarısını taşıyıp dengelediğini ve çok fazla kuvvet ve yıpranmaya maruz kaldığını bilmek insanı şaşırtabilir.

Önayağın Yapısı

Önayak ayağın üç ana bölümünden biridir, diğer bölümleri orta ayak ve ayak arkasıdır. Tendonlar, bağlar, yumuşak doku ve 5 parmak içinde 19 kemikten oluşmuştur. Bu kemikler falanks kemikleri olarak bilinir.   .

Falankslar
Ayak parmaklarının dört tanesi üç adet falanks kemiğinden meydana gelir:

  • proksimal falanks
  • ara falanks
  • distal falanks

Haluks, baş parmak diye de bilinir, sadece iki adet falanks kemiğine sahiptir: proksimal ve distal falankslar.

Metatarsal Kemikler

Beş adet metatarsal kemik proksimal falankslara ayakların toplarında yer alan eklemler ile bağlıdır. Metatarsal kemiğin her biri ayağın iç yanına yani başparmağın oluğu yana göre adlandırılır:

  • Birinci metatarsal (baş parmağın arkasında)
  • İkinci metatarsal
  • Üçüncü metatarsal
  • Dördüncü metatarsal
  • Beşinci metatarsal (serçe parmağın arkasında)

Önayak aynı zamanda ayağı boydan boya kaplayan kompleks bağ ağına sahiptir. Bu bağların değişik işlevleri vardır.

  • Kemikleri ve deriyi bağlamak
  • Yağları yerlerinde tutarak, bir çeşit yastık gibi, ayağı desteklemek ve izole etmek
  • Sinirlerin, tendonların ve kan damarlarının metatarsal kemik başlarının altından geçmesine yardım eder.
  • Arkları bağlar

Önayağın Yaygın Problemleri

Metatarsalji

Önayaktaki ağrıya genellikle metatarsalji denmektedir. Ağrı kendini yanma, acı, ayak parmaklarında çoğu zaman parmak toplarında çekim ağrısı olarak gösterir, yürüme ve koşma sonucu daha artabilir.

Spor yaparken yaralanma ve inflamasyonlar çoğu kez önayakta oluşur. Genellikle bu sorunların spor yaparken oluşması anormal ağırlık dağılımından dolayı bile olabilir.

Morton nöroma metatarsal ağrıya neden olan bir sorundur ve bazen ayak parmağı hissizliğine sebep olabilir. Metatarsal başların arasındaki sinir inflamasyonu ve irritasyonu neden olabilir.

Metatarsalji nedenleri arasında şunlar sayılabilir:

  • Çekiç parmak
  • Aşırı kilo
  • Aşil tendonlarında sıkılık
  • Çok aktif sporlar veya diğer aktiviteler
  • Sıkı ekstensorlar
  • Zayıf fleksörlar
  • Aşırı içe bükülme
  • Ayaklara uyumsuz ayakkabılar

Kırık Parmak Kemikleri

Kırık parmak yaygın karşılaşılabilen bir sorundur, çoğunlukla ağır bir şeyin üstüne düşmesi veya parmakların bir nesneye çarpması sonucu oluşabilir. Biraz acılı olabilir ve yürümeyi zorlaştırabilir. Ciddi kırıklar tedavi edilmezse yanlış kaynarlar ve başka sorunlara neden olabilir.

Çekiç Parmaklar

Çekiç parmaklar bir veya daha çok ayak parmağını etkileyen yaygıngörülen bir sorundur, fakat baş parmakta nadiren görülür. Parmaklardaki zayıf kaslar tendonların kısalmasına neden olur böylece parmakları ayağa doğru çeker sonuçta eklemler yükselir ve parmağın “çekiç” gibi görünmesine neden olur.

Osteoartit (kireçlenme)

Osteoarit eklemlerin dejenaratif (bozulma eğilimli) hastalığıdır. Eklemlerin arasındaki yastıkların, kıkırdak olarak bilinir, bozulmasıdır. Ayak bozuklukları, burkulma ve zorlanmalar kireçlenmeye katkı sağlar.

Osteofitler (Kemik Çıkıntıları)

Osteofitler, kemik çıkıntıları olarak da bilinir, eklemlerde görülen, kemiklerin büyümesi veya çıkıntılardır. Bu çıkıntılar osteofitler ile görülür. Çoğu zaman acı verirler ve eklem hareketlerini kısıtlarlar..

Metatarsus Primus Varus

Birinci tarak kemiğinin açısı bünyonlara zemin oluşturur.
Metatarsus primus varus sorunu birinci tarak kemiğinin dönmesi ile ikinci tarak kemiği ile 20 derecenin üzerinde açı yapması sonucu oluşur. Birinci tarak kemiğinin dönmesi sonucu kemik başını dışa iter ve ayağın kenarında bombe oluşturur.

Bu durum halluks valgus veya haluks abducto valgus durumu ile ilişkilidir. Bünyon başparmağın ilk ekleminin yani birinci metatarsofalangeal eklemin ağrılı şişlik yapmasıdır. Bu durumdaki ayağın birinci tarağa, başparmağı içe doğru iterek, basınç uygulandığı zaman acı, duyarlık, deri irritasyonu, kabarcıklar oluşabilir.


Bu tip bombeler kemiğin büyümesi sonucu oluştuğu zannedilir fakat bu çoğu zaman yanlıştır. Bazı durumlarda inflamasyonlu boynuz kesesi oluşabilir fakat nadiren bu duruma etki eden metatarsophalangeal eklemdeki kemik anomalisi de mümkündür.

Metatarsus Primus Varus’un Nedenleri

Metatarsus primus varus sorunu sürekli ayakkabı kullanan kişilerde oluşur. Bu kişilerin yaklaşık %33’ünde bu sorun oluşur. Bunyon belirtileri çoğu zaman dar veya yüksek topuklu, sivri uçlu ayakkabı giyenlerde ortaya çıkar. Bu nedenle kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görünür. Bu yüzden ayakkabılar metatarsus primus varus, halluks valgus ve bünyon gibi rahatsızlıklar başlıca nedeni olarak görülür.
Metatarsus primus varus ve bünyon ile ilgili sorunlar zamanla ilerler ve genelde profesyonel bir yardım almadan geçmezler.

Metatarsus Primus Varus ve Bünyonların Tedavisi

İlk öncelikle acının geçirilmesi ve bünyon akıntılarının durdurulması hedeflenir. Fakat bunlar sorunun kesin çözümü değildir. Başlangıç olarak şunlar denenebilir:

  • Ayakkabı değişimi: Bünyonların ayakkabı nedeniyle arttığı ve ayakkabıların altta yatan deformasyonlara katkı sağladıkları düşünülürse parmak kısmı daha geniş ayakkabı kullanmak, yüksek topuklu sivri burunlu ayakkabılardan vazgeçmek problemi hafifletir.
  • Buz uygulamak: Günde birkaç kez buz uygulaması acıyı hafifletebilir ve akıntıyı durdurabilir.
  • Ped: Merkezimizde bulabileceğiniz pedlerle bünyon ağrılarını geçirebilirsiniz.
  • Aktivitelerinizi sınırlayın: Uzun süreli ayakta kalmak gibi bünyon ağrısına neden olan aktivitelerden kaçının.
  • İlaç Tedavisi: Anti-inflamatuar (iltihap sökücü) ilaçlar örneğin ibuprofen ağrıyı kesebilir ve akıntıyı durdurabilir.
  • Ortotikler: Doktorunuz bünyonların tedavisi için ortotik önerebilir.

Ameliyat dışı tedaviler yetersizse ve bunyonlar normal aktivitelerinizi engelliyorsa, cerrahi yöntem bir seçenek olarak karşımıza çıkar. Cerrah birinci ve ikinci tarak kemiği arasındaki açıya bakar ve gerekli cerrahi işleme karar verir.

Bu işlemler içinde bünyondaki bombeyi üreten kemiğin bir kısmının alınması ve işlemden etkilenen deri üzerinde bir kısım düzeltmeleri sayılabilir.

Kaynak: https://www.verywellhealth.com/metatarus-primus-varus-1337718

Kışın Bakımlı Ayaklar İçin İpuçları

Bu kış ayaklarımız bakımlı ve güzel kalsın.

Aralık ayı ile birlikte kış mevsimine girdik. Kış, kar ve soğuğu ile birlikte geliyor. İster şehrin soğuk caddelerinde gezelim, isterse kış sporları için kendimizi dışarılara atalım; soğuk havalar ayaklarımızda büyük hasarlara yol açabilir. Bu yazımızda ayaklarımızı her koşulda sıcak, rahat ve bakımlı tutmanın ipuçlarını bulacaksınız.

Uygun ayakkabılar: Yürürken sıcak bot ya da ayakkabılar giyinin. Çoğu insan soğuk havalar için yetersiz ayakkabılar ile dolaşmakta ısrar ediyor. Topukluları, elbisenize uydurmak için giydiğiniz modaya uygun ayakkabıları bir kenara bırakın. İyi bir çift sıcak kış botu giyinin. Lastik çizmeler ayağınızı soğuğa karşı korumak için sıcak çoraplarla giyilmeli ya da uygun astar ile kaplı olmalıdır. Terleme soğuğun şiddetini artırabilir, ayaklarınız terlemeye meyilli ise kışın mutlaka ayak kurutucu pudralar ya da terlemeyi önleyici ayak spreyi kullanın. Bu hem ayak kokusunu giderecek hem de enfeksiyon ihtimalini azaltacaktır.

Kış sporları için donanımlı olun: Özellikle kış sporları ile ilgilenenler her spor türüne uygun ayakkabılar edinmelidir. Kayak, snowboard ya da kızak her biri için özel ayakkabılar vardır. Ayağınızın ölçüsüne uygun ayakkabıyı giydiğinizden emin olun. Uzmanlara göre uygun ayakkabı parmak kökleri, topuk ve tabanı sabit tutmalı fakat ayak parmaklarını oynatmak için yeterince alana sahip olmalıdır. Ayrıca bot ve paten içindeki ayağın hareketini kontrol etmeye yardımcı bir ayakkabı astarı kullanabilirsiniz. Kış sporları için özel olarak tasarlanmış ayakkabılar ile yaralanma ihtimalini azaltabilir, kabarcık ve sürtünme kaynaklı problemleri önleyebilirsiniz.

Ayak kaslarınızı gerin :  Ayak parmakları soğuk havalarda uyuşukluk yaşamaya ilk başlayan noktalar olduğu için buralarda kan akışını düzenli tutmak gerekir. Dışarı çıkmadan evvel ayak iç kaslarını germe egzersizi yapmak ayaklarınızı sıcak ve esnek tutacaktır. Dışarıda iken ayak parmaklarınızı ayakkabılarınız içinde sürekli hareket ettirmeye çalışın. Sabit kan dolaşımı uyuşma olasılığını azaltacak ve ayaklarınızı sıcak tutacaktır. Ayakkabı içerisine yerleştirilen ayak ısıtıcıları da ayakların sıcak tutulmasında yardımcı olabilir. Diyabet hastaları ve sigara içenler sinirlerdeki hasardan ötürü ayaklarındaki kan dolaşımları nispeten daha zayıf olduğu için ayaklarını soğuktan korumaya ekstra önem vermelidir.

Nemlendirin : Soğuk havalar ve kuru sıcak cildin kurumasına yol açar. Ayak derisinde kuruma ağrılı olabilir ve cilt çatlamasından ötürü enfeksiyona yol açabilir. İyi bir ayak nemlendirici ile ayaklarınızı günlük olarak nemlendirin. Bu uygulama cildinizi yumuşak, pürüzsüz ve esnek tutmaya yardımcı olacaktır.

Kış acımasız olabilir, ama bizim ayağımıza karşı değil. Kışın soğuk ve yaralanmalara karşı ayaklarımızı korumak için bu ipuçlarını göz önünde tutun.

Çocuklarda Tırnak Batması

Çocuklarda Tırnak Batması ve Alınacak Önlemler

Çocuklarda tırnak batması oldukça sık görülen bir durumdur. Çocuklar ağrı da çekse bazen bu durumu gizleyebiliyor. Anne ve babaların çocukların gelişiminde önemli bir yere sahip olan ayak bakımı konusunda özenli davranması gerekiyor.

Anne ve babalar birkaç basit ipucunu takip ederek çocuklarda sık görülen ve ağrılı bir ayak problemi olan tırnak batmasını önlemeye yardımcı olabilirler.

Uzmanlar batık tırnak probleminin çocuklarda tedavi ettikleri yaygın bir durum olduğunu belirtiyor. Çocuklarda tırnak batmasına genelde sıkı ayakkabılar, sıkı çorap ve tırnak kesiminin hatalı yapılması neden oluyor. Bazı vakalarda tırnak batmasının kalıtsal olarak çocuklara geçebildiği ifade ediliyor.

 

Doktorlar ve ayak bakımı uzmanları birçok çocuğun ağrı çekmesine karşın batık tırnak problemlerini ailelerinden gizlediğini ifade ediyor. Zamanla tırnak cildi bozup tehlikeli enfeksiyonlara yol açabiliyor. Ebeveynlerin çocuklarında tırnak batmasını önlemeye yardımcı olmak için aşağıdaki hususlara uymalarını tavsiye ediyoruz.

  1. Çocuklarınıza tırnaklarını düzgün bir biçimde nasıl keseceklerini öğretin. Tırnakları mümkün olduğunca düz bir çizgide kesin ve asla çok kısa kesmeyin.
  2. Çocuklarınıza ayağına tam olan ayakkabılar alın. Ayakkabının genişliği bu anlamda uzunluğundan daha önemli bir faktördür. Ayakkabının en geniş kısmının çocuğunuzun ayağının en geniş kısmına uygun olduğundan emin olun.
  3. Çocuğunuz tırnak batmasından dolayı ağrıdan şikayet ediyorsa; çocuğunuzun ayağını oda sıcaklığındaki bir suya sokun. Batan tırnağın kenarlarına nazikçe masaj yaparak inflamasyonu azaltın.
  4. Çocuğunuzun batık tırnağının tedavisi için en doğru yol bir hastanede ya da ayak bakımı merkezinde muayene edilmesi ve en uygun tedavinin hijyenik ortamda uzmanlarca yapılmasıdır. Anne ve babalar bu konuda uzmanlık sahibi olmadıkça asla batık tırnağı oymaya ya da çıkarmaya çalışmamalıdır. Banyo ameliyatı tabir edilen evde yapılan bu tür cerrahi müdahaleler yüksek derecede enfeksiyon riski taşır. Uzmanlar enfekte tırnak batması vakalarında antibiyotik ile birlikte en uygun tedaviyi önerecektir.

Tırnak batması tedavisi konusunda detaylı bilgi için tırnak batması tedavisi sayfamızı okuyabilirsiniz.

Kaynak : foothealthfacts.org

Çocuğunuzun ayak bakımı gelişiminde önemlidir. Çocuğunuzun ayaklarını Podocity’de ücretsiz olarak muayene ettirebilirsiniz.

Hemen randevu alın.

Loading...

 

Tırnak Teli Konusunda Klinik Çalışmalar

Tırnak Teli (Orthonyxia)

Tırnak teli ayak tırnaklarında oluşan batık problemini tırnağa yerleştirilen tel vasıtasıyla düzelten bir sistemdir. Bu sistem Latince’de “düzeltme” anlamına gelen orthos ve “tırnak” anlamına gelen onyx kelimelerinin birleşiminden oluşan orthonyxia olarak bilinmektedir.
Tırnak batması ayak tırnaklarının artan derecede kıvrılarak tırnağın her iki tarafından deriye baskı yapması sonucu oluşur. Tırnak teli; tırnak batması ağrısını tırnağın kıvrımını düzeltmek suretiyle iyileştirir. Tırnak teli tedavisinde nüksetme oranı tırnak batması ameliyatlarında elde edilen sonuçla aynı düzeydedir, bununla birlikte tırnak teli hem maliyet olarak çok daha uygun hem de etkili bir yöntemdir.

Avantajları:

• Kolay uygulanır
• Ağrısızdır
• Nüksetme yoktur
• Maliyeti düşüktür
• Tırnağın cerrahi müdahale ile kesilmesine ya da çekilmesine gerek kalmaz

Klinik çalışmalar
2005

Bamberg, Almanya’da Klinikum Bamberg’de Travma ve Ortopedik Cerrahi Bölümünde Yapılan Çalışma

Tırnak teli uygulaması cerrahi tedavi (kısmi matriks eksizyon) ile karşılaştırıldı. 21 hasta tırnak teli yöntemi ile tedavi edildi. 20 hastaya cerrahi yöntem uygulandı. Hastaların takibi sonucunda tırnak teli uygulanan hastaların sadece %19’unda problemin devam ettiği görüldü. Cerrahi müdahalede bulunulan hastalarda devam etme oranı %15’di. Ameliyat edilen hastalarda çok az farkla problemin devam oranı düşük çıksa da tırnak teli ile tedavi edilen hastalar ağrısız bir şekilde tedavi gördüler, tedavinin hemen sonrasında ayakkabılarını giyebildiler ve işlerinden hiç geri kalmadılar. Bunun yanı sıra ameliyatla tedavi edilen hastaların ortalama olarak 14.7 gün işlerinden uzak kalması gerekti.

İlgili makale için tıklayınız

2006

Amerikan Cerrahi Koleji Dergisi Tarafından Yapılan Çalışma

Tırnak teli uygulaması cerrahi müdahale (kısmi matriksekotmi) ile karşılaştırıldı. 109 tırnak batması problemi yaşayan 105 hasta seçildi. Batık tırnakların 51’i tırnak teli yöntemi ile tedavi edildi. 58 tırnak batığı da cerrahi müdahale ile tedavi edildi. Tedaviden 12 ay sonra hastaların takibi yapıldı. Tırnak teli ile tedavi edilen grup %13.8’lik bir tekrarlama oranı gösterdi. Ameliyat edilen grupta tekrarlama oranı %7 idi. Ameliyat edilen grupta tekrarlama oranı çok az düşük kalsa da tırnak teli grubu çok daha az ağrı çekti, işlemin hemen sonrasında ayakkabılarını giyebildi ve hemen günlük yaşamlarına döndüler. Tırnak teli grubunda tedavi sonrası semptomlar neredeyse yok gibiydi ve tüm hastalar tarafından memnuniyetle karşılandı.

İlgili makale için tıklayınız

2010

Japonya Kitajima’da Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü Tarafından Yapılan Çalışma

Tel uygulaması geleneksel cerrahi yöntem ile karşılaştırıldı. 61 hasta tırnak teli ile tedavi edildi. Bir hafta sonra hastaların tamamı ağrılarının azaldığını ve tırnak deformasyonlarının düzeldiğini belirttiler. Yapılan 10 aylık takibin sonucunda tekrar etme oranı %8.2 idi.

İlgili makale için tıklayınız

Tırnak Batması Tedavisi için Hemen Randevu Alın:

Loading...